• TEL: 0 (228) 314 00 99
  • E-MAIL: SELMAN@KAHVECI-HUKUK.COM
Online Randevu Alın
İletişim

Anlaşmalı boşanma davası, Çekişmeli boşanma davası, Boşanma Davası, Ferileri ve Mal Paylaşımı

Boşanma Davası, Ferileri ve Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma davası, Çekişmeli boşanma davası, Boşanma Davası, Ferileri ve Mal Paylaşımı

Yayın Tarihi: 07/03/2021

Yazar: Av. Selman KAHVECİ

Son yıllarda istatistiki bilgi olarak evlilik müessesi için yapılan başvurular ile boşanmak üzere hukuk bürolarının yolunu tutan çiftler arasındaki farkın giderek kapandığı görülmektedir. 2020 yılı verilerine göre Türkiye’de bir senede yapılan evliliklerin sayısının neredeyse yarısı kadar boşanmaların olması izahı zor bir hakikattir.

Boşanma Davası Nedir?

Boşanma, aralarında evlilik birliği kurulmuş olan iki karşı cinsin Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen özel boşanma sebeplerine bağlı olarak ya da evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve evliliğin devamı bakımından tarafların menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle evlilik birliğine mahkeme kararıyla son verilmesidir.

Nedir bu boşanma? Ferileri nelerdir, etkileri nelerdir, hangi süreçlerden geçmeyi gerektirir, velayet, nafaka hususlarını kapsar mı yoksa boşanmak isteyen bir eş boşanma davasına ek olarak bu talepleriyle yeni bir dava mı açması gerekir? Eşlerin evlilik birliği içerisinde edindiği malların paylaşımı ne zaman gündeme gelir? Ev hanımı olan eşin kocası adına kayıtlı malvarlığı üzerinde hakkı yok mudur? Karı-koca ikisi de aktif olarak çalışma hayatında olup da biri diğerinden daha az maaş alıyor olması halinde bu durum mal paylaşımında etkili midir? Bu ve bunun gibi sorulara bu yazımızda cevap vermeye çalışacağız.

Boşanma Davası Türleri

Boşanma davasının ikamesi bakımından iki usul bulunmaktadır: anlaşmalı veya çekişmeli boşanma davası. Anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli boşanma davalarına nazaran çok daha kısa sürede sonuçlanmakta iken çekişmeli boşanma davaları yerel mahkemelerde 1, 2 yıl sürebilmekte hatta verilen kararı kanun yolu (istinaf ve temyiz) başvuruları takip ederse 5 yıla kadar uzayabilmektedir. Bu süreç tastamam olana kadar da taraflar boşanmış sayılmamaktadır. Dolayısıyla davada verilen maddi manevi tazminat ve ziynet alacakları diğer taraftan talep edilememekte boşanma kararının üst mahkeme denetimlerinden geçmesi (kesinleşmesi) beklenmektedir.

Bu yazımızda çekişmeli boşanma davalarından bahsedeceğimiz için detayına girmeden anlaşmalı boşanma davalarının niteliğine birkaç cümle ile değineceğiz: Anlaşmalı boşanma davalarının açılabilmesi ve nihayetine erdirilebilmesi için eşlerin belli bazı hususlarda anlaşmış olmaları ve bu iradelerini mahkeme huzurunda ortaya koymaları gerekir. Örneğin, eşler (varsa) çocukların velayeti, çocuklar için ve/veya eş için nafaka talebi, maddi-manevi tazminat, mal rejiminden kaynaklı talepler, ziynet alacağı gibi hususlar hakkında tam bir mutabakata varmış olmaları, bunu bir protokole dökerek imzalamaları ve aşamalarda iradelerinin bu yönde olduğunu ortaya koymaları gerekir. Anlaşmalı boşanma davalarında son olarak tarafların bizzat kendilerinin en azından ilk duruşmaya gitmeleri gerekeceği, varsa avukatlarının iştirak etmelerinin yeterli olmayacağı hususunu özellikle belirtmek isteriz.

Biz dönelim asıl konumuza, çekişmeli boşanma davalarına... Anlaşmalı boşanma davası kapsamında yukarıda saydığımız şartlardan biri hakkında anlaşma sağlanamazsa tarafların mecburi olarak çekişmeli boşanma davasını tercih etmeleri gerekir.

Boşanma Davası ile İlgili Hükümler

Boşanma ile ilgili hükümler Türk Medeni Kanunu’nun 161 ila 184. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Esas olan aile birliğinin korunması ve devamı olduğundan boşanma sebeplerinin oluştuğunun veya evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ve devamında taraflar bakımından menfaat bulunmadığının yine taraflarca iddia ve ispat edilmesi gerekir. Aksi halde -boşama sebeplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle- mahkeme, boşanma davasının reddine karar vererek evlilik birliğinin devamına hükmedecektir.

Boşanma Sebepleri

Medeni Kanunumuzda özel ve genel olmak üzere iki kategoride boşanma sebepleri düzenlenmiştir. Özel boşanma sebeplerini, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı; genel boşanma sebebini, evlilik birliğinin temelinden sarsılması oluşturmaktadır. Özel boşanma sebeplerinden birinin gerçekleştiğinin yargılama esnasında ortaya konulması halinde hâkime takdir hakkı tanınmamış olup aile mahkemesi hakiminin davayı kabul ederek boşanma kararı vermesi gerekir. Ancak genel boşanma sebebine dayanılarak açılan bir davada, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hususuna ek olarak ortak hayatın sürdürülmesinin eşlerden beklenemeyecek derecede sarsıldığının da ispat edilmesi gerekecektir. Neticede genel boşanma sebebine dayalı boşanma davasında hâkimin takdir yetkisi daha geniştir.

Çekişmeli Boşanma Davası

Çekişmeli boşanma davasında davacı eşin boşanma talebinin ferileri ile ilgili ileri sürdüğü kalemler (velayet, nafaka, maddi-manevi tazminat) hakkında da karar verilmesi gerekir. Bunlar; varsa müşterek çocukların velayeti, velayeti alınan çocuklar için tedbir/iştirak nafakası, boşanma nedeniyle eş yoksulluğa düşecekse kendi lehine tedbir/yoksulluk nafakası, maddi-manevi tazminat gibi kalemler olmaktadır. Ziynet alacağı boşanma davasının ferisi (eki) olmamakla birlikte boşanma davasıyla birlikte görülmesi ve birlikte karara bağlanması mümkündür. Ancak mal paylaşımı talebi boşanma davasıyla birlikte görülemez. Diğer ve daha açık bir ifadeyle, eşlerin evlilik birliği içerisinde sahip olduğu edinilmiş mal niteliğindeki mallarının -o mallarla ilgili borçlar düşüldükten sonra- elde edilen artık değerin yarısına tekabül eden katılma alacağının diğer eşe verilmesi talepli dava boşanma davasından ayrı olarak açılması ve takip edilmesi gerekir. Katılma alacağının hesabında eşlerden birinin ev hanımı olması nedeniyle çalışmıyor veya çalışmamış olması, müşterek çocuklara bakması, iki eşinde çalıştığı durumlarda birinin diğerinden daha çok maaş alıyor olması gibi durumlar eşin katılma alacağının diğer eşten daha az veya daha çok olmasına sebep olmaz. Bu ihtimallerde ve diğer ihtimallerde diğer eşe ait ve onun evlilik birliği içerisinde edindiği malların yarısı üzerinde alacak hakkı bulunmaktadır. Özellikle bu davada diğer eşin mallarını başkalarının üzerine devrederek eşinden mal kaçırması ihtimalini bertaraf etmek adına ihtiyati tedbir kararı alınması için talep ve mücadele de bulunulması önem arz eder.

Kesinleşmiş boşanma davası sonrası hüküm altına alınmış olan velayet ve nafaka hükümlerine ilişkin olarak; velayetin kaldırılması veya değiştirilmesi, nafaka miktarlarının arttırılması, azaltılması ya da tamamen kaldırılması değişen koşullara göre haklı sebeplerin varlığı halinde tekrar dava edilebilir.

Sonuç olarak bizim burada okuyucularımızı bilgilendirmek adına birkaç sayfa olarak kaleme aldığımız bu yazıdan da anlaşılacağı üzere; boşanma ve mal paylaşımı davalarının fazlaca teknik ve usulü işlemlerden oluşması, uzun dava süreçlerini barındırması, neticesi itibariyle insan hayatında önemli değişiklikler meydana getirmesi, hak kayıplarına yol açmasının mümkün olması gibi nedenlerle davaların bir avukat aracılığıyla takip edilmesinin sağlanması çok büyük önem arz etmekte olup iş işten geçtikten sonra değil henüz işin başında iken işin uzmanından (avukat) yardım alınması hayati bir öneme sahiptir.

Geçmişte olduğu kadar bugün de siz kıymetli okuyucularımızın özellikle boşanma ve mal paylaşımı süreçlerinin yakından takipçisi olmak adına buradayız. Randevu talepleriniz için (0228) 314 00 99 numaralı telefonu arayarak en kısa sürede randevu tarih ve saati oluşturabilir dilerseniz sitemiz üzerinden elde edeceğiniz Kahveci Hukuk & Danışmanlık Bürosu adresine gelerek meramınızı ifade edebilir duruma göre randevu alabilir görüş sağlayabilirsiniz.

Pdf Dosyası Pdf olarak indir

Word Dosyası Word dosyası olarak indir

"Boşanma Davası, Ferileri ve Mal Paylaşımı" adlı makalenin tüm hakları yazarı Av. Selman Kahveci'ye aittir ve makale, yazarı tarafından (https://www.kahveci-hukuk.com) internet sitesinde yayınlanmıştır. Söz konusu bu makalenin bütünü yazarının izni olmaksızın çoğaltılamaz, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun olarak makaleye atıf yapılmak suretiyle alıntı yapılabilir.